Son dakika maraştümkiadhaberler46pluselmuhammet eliaçık
DOLAR
13,5346
EURO
15,3121
ALTIN
748,42
BIST
1.810
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
K.Maraş
Sağanak Yağışlı
13°C
K.Maraş
13°C
Sağanak Yağışlı
Perşembe Az Bulutlu
12°C
Cuma Az Bulutlu
13°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
13°C
Pazar Yağışlı
12°C

Mustafa Başkonuş

Mustafa Başkonuş Haberler46.com'un köşe yazarı

    HER KULA HELAL, MÜSLÜMANA HARAM!!!

    18.11.2021 02:54
    0
    A+
    A-

    Merhaba sevgili okurlarım,bu haftaki yazımda sadece bir kıssa paylaşacağım sizlerle ;çok meşhur bir kıssa…Haftaya yazacağım köşe yazımda bu yazıyla alakalı yorum yapacağım.

    Bu kıssayı mutlaka okumanızı istiyorum ve yorum hakkını sizlere bırakıyorum.Şimdi arkanıza yaslanın kahvenizi alın ve hikayeyi okuyun.

    Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına da bir kitabe eklemiş:
    “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
    Bursa başkent… tabii Osmanlı karışmış; bu nasıl fitnedir diye…
    Gitmişler kadıya şikâyete…
    Adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş.
    “Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla! Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?” diye çıkışmışlar adama.
    Adam:
    – “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…” dedikçe, kadı kızmış:
    – “Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir!” demiş.
    Demiş ama bir yandan da merak edermiş:
    – “Nedir gerekçen?” diye sormuş.
    Adam:
    – “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış.
    Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş.
    Padişah da sinirlenmiş ama diğer yandan o da meraklanırmış:
    – “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?”
    Adam, başı önünde konuşur:
    – “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”
    Padişah:
    – “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?”
    – “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım…”
    – “Eeee!”
    – “Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…”
    Dediği yapılmış adamın.
    Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Museviler; “Ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…”
    Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, mektup üstüne mektup getirmiş.
    Bir hafta dolunca, adam:
    – “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş.
    Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler.
    Adam:
    – “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş.
    Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış. Aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış.
    Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar…
    Din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine…
    Sultan:
    – “Bitti mi?” demiş adama.
    Adam:
    – “Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
    – “Şimdi nedir isteğin?”
    – “Efendim, payitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini alınız minberinden…”
    Adamın dediğini yapmışlar, Ulucami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler.
    Bir Allah’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz? hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış…
    Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok!
    Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, tutuklanan koca âlim için:
    – “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
    – “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!”
    – “Vah vah! Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
    – “Sorma, sorma…”
    Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri.
    Sonunda Padişah çeşmeyi yaptıran adama sormuş:
    – “Eee, ne olacak şimdi?
    Adam:
    – “Bırakma zamanıdır.
    Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.”
    “Haklısın” demiş padişah; denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş.
    Adam başı önünde konuşmuş:
    – “Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?”
    Sultan acı acı tebessüm etmiş:
    – “Hava bile haram, hava bile!” demiş.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.